LOGO

CEMAL SÜREYA: BİR CUMHURİYET AYDINI

@ceren 09 Ocak 2026 2 hafta önce
Cemal Süreya bir Cumhuriyet aydınıydı, şiirlerinde emekçileri saygıyla selamlardı. Aşk şiirleri yazardı ama bundan ibaret değildi. Şiirleri de kendisi gibi parlar ve etrafını aydınlatırdı.

Cemalettin Seber 1931 yılında Erzincan’da dünyaya geldi. Ortaokuldayken kaleme aldığı deneme şiirlerinde bir mahlas seçti kendisine: ‘’Cemal Süreyya.’’ Cemal Süreya hafızasının çok güçlü olduğuna güvenirdi, arkadaşlarıyla bir iddia konusuydu bu özelliği. Bir gün bir arkadaşı ile telefon numaralarını eksiksiz söyleyeceği üzerine bahse girdi, kaybederse kimliği olacak olan mahlasının bir harfini de kaybedecekti. Kaybetti, ismi artık Cemal Süreya’ydı.

Haydarpaşa Lisesi’ni kazandı, bu dönem taşradan büyük bir şehre ilk adımı oldu. Yatılı olarak okuduğu bu büyük şehirde edebiyat çevrelerini takip etme şansına sahip oldu. Sanatçı kişiliği ile bu şansı sonuna kadar kullandı.

Liseden mezun oldu ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesine girdi. Siyasi kişiliğini, üreten, tam bağımsız Türkiye’den yana koydu. Yürüyeceği bu yolda kendisini antiemperyalist çizgiyi takip eden bir tutumda inşa etti. Abdi İpekçi’ler, Uğur Mumcu’lar, Gaffar Okkan’lar gibi aydınlarımızın içerisinde kendine kıymetli bir yer inşa eden Cemal Süreya’nın siyasi kişiliği kendi iradesiyle; kimsenin aşk şiirleriyle basitleştiremeyeceği şekilde sert siyasi tutumu ve vatansever kişiliği ile inşa etmiştir. Abdi İpekçi ve Uğur Mumcu gazeteci, Gaffar Okkan Diyarbakır Emniyet Müdürü, Cemal Süreya ise bir şairdi. Milliyetçi aydınlarımızı bir araya getiren şey, sahip oldukları her alanda vatanseverlikleriyle öne çıkmaları, kendi yoluna bakan ve kimsenin boyunduruğu altına girmeyecek Türkiye’yi savunmaktı. Kimisi emniyette silahı ile, kimisi doğru haberde kalemi ile, kimisi de Cemal Süreya gibi sanatını unutulmaz yapan, halkın yanındaki tutumu ile bunu yapardı.

Cemal Süreya bir aydındı, Türkiye’yi Üreten, bağımlılıklarından kurtulan bir Türkiye yapmak, bu yolun bir taşı olmak onun idealiydi. “555K” şiiri 1960 gençlik hareketine değinir. 5. ayın 5. günü saat 5’te Kızılay’da gerçekleşen eylemden etkilenerek kendisini öğrencinin yanında, halkın yanında konumlandırmıştır. 6. Filo eylemlerinde siyasi kimliğini yine sanatına yedirmiştir. Dönemin hükümeti, ABD’nin Akdeniz gücü olan 6. Filo İstanbul’a dayanınca, üniversite gençlerinin öncülük ettiği eylemleri çok sertçe durdurma çabasına girmiştir. Ölümler ve yaralanmalar her geçen gün artmıştır. Oysa gençler “Tam Bağımsız Türkiye”, “6. Filo Türkiye’den defol” sloganlarıyla sokaktadır. Hükümetin ve Türk gençliğinin aldıkları farklı tutumlar gibi dönemin sanatçı kesimi de ikiye ayrılmıştı. Gençliği abartılı bulanlar ve gençlikten olanlar. Gençlik mücadeleciydi, vatanseverdi, tam bağımsız Türkiye için sokaktalardı. Şairimiz 6. Filo’ya karşı olarak Türk milletinin ta kendisi olacak bir kimlik çizdi çünkü bugün Cemal Süreya derken sadece sadece Cemalettin Seber’den değil, bir aydının milli mücadele çizgisinden bahsediyoruz.

Cemal Süreya’nın çıkardığı Papirüs Dergisi de önemli bir zaman dilimini içeriyor. 1960–1981 aralığında yayın hayatını sürdüren bu derginin karakteri, Batı-merkezci edebiyatın karşısında, tam bağımsız Türkiye idealini eline alan, kültürüne bağlı, evrensel olma yolunda ilerleyen ama bağımlı olmaktan uzak duran bir tutumdadır.

Cemal Süreya için antiemperyalist olmak, sadece kalemini eline aldığında ortaya çıkan bir olgudan ziyade hayatının her alanına entegre ettiği, insan onurunu gözeterek sanatına ilim ilim işlediği bir olgudur. Antiemperyalizm, Cemal Süreya’yı halkın sanatçısı yapan olgudur. Nazım’lar, Âşık Veysel’ler gibi halkın yanında olan ve bu nedenle manevi ölümsüzlüğünü kazanmış çok değerli bir sanatçımızdır. Kendisini aşktan ibaret göremeyiz ama onda ölümsüz olan ve kendine kimlik edindiği bir aşk vardır. Memleket aşkı.

“Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!”

Yorumlar

Henüz yorum yok.

Giriş yap yaparak yorum bırakabilirsin.